Konniçivaa mina-san!! yo~şi!
Belki hakkımda 4 gün içerisinde 1 yazı bile yazmadığımı ve ne kadar tembel olduğumu söyleyen varsa, böyle olmasını ben istemedim, hiç yoktan 4 gün içerisinde 2 inceleme yapabilirdim fakat şu anda kaldığım yerde internete daha yeni kavuştum. Burası neresi diye soracak olursanız eğer.. Burası Berlin. Eğer “OHA LAN BERLİNE GİDİYON Bİ İNTERNETE GİREMİYON MU” diyen varsa. tek bir cevabım var “evet”. Bugün paraya kıyıp Kotalı aylık internet aldım telefon hattı üzerinden çalışan. İlk defa kotalı bir internet kullanıyorum ama tam “youtube” linklerine tıklayacakken elim sağ üst köşede ki “X” düğmesine gidiyor… Fakat sizler için kotama kıyıp anime trailerını linkleyebildim. Malesef kendi uploadım olan trailerı koyamıyorum ama hiç değilse bunu yapabilirim. Copyright hakları bana ait değil bunu burada belirteyim. Yükselcan’ın da dediği gibi “hapse falan girersem alayınızı kovalarım.”

Şimdi 3 hafta kadar önce izleyip bitirdiğim fakat yazmaya üşendiğim ve yukarıda da belirttiğim gibi dolaylı nedenlerle bir türlü yazamadığım animenin incelemesini yazıyorum…
Öncelikle, animenin ismi, bölüm sayısı vb. bilgileri vereyim. Daha sonra da diğer şeylerinden bahsedeyim. 12 Bölümlük bir anime.. Zibil gibi mangası var. Adı “咎狗の血” (Togainu no Chi). İngilizce adı, “Blood of the Reprimanded Dog”. Türkçesi ise, “Azarlanmış köpeğin kanı” Her zamanki gibi orjinal ismiyle yani “Togainu no Chi” diye bahsetmemizde fayda var çünkü yabancı dilde “cool” gözüken bir şey türkçeye çevirince insana mindfuck yaşattırabiliyor ve genellikle de estetik sıfır oluyor. Doğrusu bu animenin incelemesini yazarken bayağı mutluyum çünkü ikinci incelememi yazıyorum ve yazdığım anime, puanlaması ortalamanın üstünde bir anime.
Buranın altında yazan paragrafta animenin konusu ve aynı zamanda ilk bölümde geçen olaylar yer alıyor. “İlk bölümü izlerken de heyecanlı olsun” diyenler için burayı okumamalarını tavsiye ederim.
Gelelim konumuza. Bu anime 2000′li yıllarda geçiyor. Konusu ise bir oyun içinde yaşanan falan filanlar işte. (Ama oyun dediğimde aklınıza Tron gibi bir oyun gelmesin… Daha çok Banlieue 13 filminin oyuna dönüşmüş hali de diyebiliriz. Fakat haliyle olay çerçevesi bayağı farklı gelişiyor. 3. Dünya savaşından sonra Japonya ikiye bölünür. Ve eskiden Tokyo olarak bilinen, savaşdan kalma harabelerin olduğu Toshima bölgesini bir suç örgütü olan Vischio ele geçirmiştir. Animenin baş karekteri olan Akira işlemediği bir cinayet suçlamasıyla hapse girer. Hapse Akira’yı görmeye gelen Emma isimli bir kişi. Onu hapisten kurtarmak karşılığında, Vischio örgütünün düzenlediği bir oyun olan “Igura”ya katılmasını ve Igura’nın en güçlü kişisi olan “il-re”yi yenmesini şart koşar. Akira’nın bu teklifi kabul etmesi üzerine olaylar birbiri ardına körüklenir…
[youtube RZdtQItu058]
+ Animede çok fazla ağlamaklı olduğum sahne oldu.
+ Çizimleri çok göz alıcı. (iyi anlamda)
+ Konusu çok orjinal.
+ Gerçeklik ve mistisizm bir arada gibi. (OHA)
+ Açılış ve kapanış müziğinin dışında anime içi müzikler gayet hoş.
- Kısa bir seri.
- Hikaye tam olarak sonuçlanmadan anime bitti… (Mangasını okumadım ama muhtemelen mangada sonuçlanmıştır.. Sonuçlanmamış da olabilir çünkü mangası daha yayınlanmaya devam ediyormuş.)
- Opening ve Endingler insanı o kadar gaza getirmiyor.
Geçelim puanlamaya.
Hikaye : 8/10
Çizim : 8/10
Animasyon : 9/10
Seslendirme : 9/10
Müzik : 9/10
Karekterler : 8/10
PUAN : 8,5/10







